Nisan 28, 2008 · Kategori: Bana dair
Bu aralar oğlumla o kadar meşgulüm ki sayfamı güncellemeye dahi vakit bulamıyorum...
Yürümeye başlamak üzere. Sıralıyor ve tay durabiliyor. Sanırım dişlerimiz çok rahatsız ediyor ama zeytinyağının etkisi birebir....
Bugün Derya Baykal'ın programında gördüğüm bir bleziği yaptım.Ama biraz üzerinde çalışmam lazım. Bittikten sonra fotoğraflayıp ekleyeceğim ama ana tema hakkında bilgi verebilirim.
Koli bandını kesip üzerine pamuk yapıştırdım. Onun üzerine kurdela, onun üzerine çeşitli ipler yada boncuklar sarıp yapıyorsunuz. Çok basit ve özellikle yaz için çok güzel bir takı.
haaa bu arada oğlumun diş buğdayı çıkarsa ona güzel bir kutlama yapmayı planlıyorum eğer fikir verirseniz sevinirim...
Elif A.Örencik ZORCAN
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Nisan 12, 2008 · Kategori: Bana dair
Bir gemi yolculuğundaydı.Elinde hiç sevmediği sigarası ve gözlerindeki o ümitsizlikle ufka bakıyordu. Halbuki ne çok mutlu olmak istemişti.Ne çok hayal kurmuştu. Neleri olmayacaktı yaşamak adına. Evini kendi boyayacaktı. Çiçekler ekecekti bahçesine.80 li yıllardan kalma bir arabası da olacaktı. Birkaç çocuk ta istemişti.
--“Neden insanlar zora koşarlar” dedi farkında olmadan
Ve sonra fark etti. Etrafına baktı. “Acaba kimse duydu mu beni?” diye. Kısa boylu tıknaz bir bayan oturuyordu en başında geminin… Bir ara göz göze geldiler. Kadın gülümsedi. Ve birden ne kadar uzun zamandır gülümsemediğini fark ettirdi bu bakış O’na. Belki farkında olmadan O da gülümsedi kadına. İçindeki his onu tuttu ve pek istemez adımlarla kadının yanına gitti, oturdu.
-- “Hayat ne garip değil mi?” dedi kadın
Ve yine gülümsedi.Bir tebessümün insanın içini bu kadar ısıttığını daha önce hiç fark etmemişti.
Derin bir sessizlikten sonra.
--Gidecek yeri olmayan olduğu yerde de duramaz. dedi kadın
Çok şaşırmıştı.
Üzerinde yeşil, epey eskidiği belli olan bir manto vardı kadının. Başında asıl rengi krem ama kirden grileşmiş yün bir şal sarmıştı. Eldivenlerinin parmaklarını kesmişti. Ayağında kendisine epey büyükçe botlar vardı. Altında etek mi pantolon mu vardı çok belli değildi. Kadını ince ince süzerken “bu lafı bu kadın mı etti?” diye düşündü.
-- Zaten hayatta hep,hiç beklemediğini vermiyor mu insana..
Şaşkınlığı gittikçe artıyordu. Neden bunları söylüyor. Nasıl böyle düzgün cümleler kuruyor. “Yoksa rüya mı görüyorum?” diye geçirdi içinden. Kadının yüzünde de alaycı bir ifade vardı. Konuşmadan bekliyordu.
Kadın sesinin tonuyla, vurgulamalarıyla, ve konuştuklarıyla büyülemişti. Ayrı bir efsun vardı kadında.
Üzerindeki ümitsizliği düşündü.Şimdi bana kalkıp akıl vermesin dayanamam buna dedi içinden.Kalkıp gidecek oldu hiç bir şey demeden; ama kalkacak gücü bile yoktu. Öylece kaldı.
Kadını merak ediyordu.Acaba ne demek istemişti.
--“Yolculuk nereye” dedi. İçinden hiç gelemese de ve bıkmış bir ifadeyle.
Kadın cevap vermedi. Aslında O’da cevap beklemiyordu. Sadece sormak için sormuştu. Çünkü kadın sen nereye gidiyorsun dese diyecek cevabı yoktu. Döndü ve tüm cesaretini toplayarak
--“Neden böyle dediniz?” dedi
Kadın hiçbir şey demeden gülümsedi tekrar.
Uzunca bir sessizlikten sonra
--“Öyle değil mi?” dedi
Evet dedikleri doğruydu ama neden demişti ve nasıl anlamıştı.Yoksa bu kadın insan üstü bir şey miydi?
Tam ama neden?... diyecekti ki kadın konuşmaya başladı.
--Uzun zaman önceydi…. Bende ne kadar olduğunu hatırlamıyorum. Belki 5-10 sene önce belki daha da fazla. Yada belki birkaç gün olmuştur. Zaman sana göre farklı bana göre farklı değil mi?
…
-- Benim görünüşüme bakıp kim bilir neler düşünmüşsündür. Ben emekli İlkokul öğretmeniyim.Şarkta bir çok ilde görev yaptım. Çok insan büyüttüm evladım.
Nice vatan evlatları gördüm ben.
Neden bu kadar kızgınsız hayata?
Hiç bir şey gelmiyordu içinden.Ama kadının söyleyeceklerini de merak ediyordu.
--Biliyorum suskunluğunuzun sebebini.
--Nasıl
--Dedim ya ben çok vatan evladı büyüttüm
--Peki ya şimdi
--Şimdi işimi yapmadığımı nerden biliyorsun?
…
--Nasıl olduğunu merak ediyorsun değil mi?
--Doğruyu söylemek gerekirse evet.Peki bunu nasıl yapıyorsunuz.
--Sokaklarda…
…
--Çok insan var sokakta.Baksana etrafına.Tek sıkıntı çekenin sen olduğunu sanıyorsun değil mi?Ama öyle olmadığını aslında sende biliyorsun.
Bundan sonrası eğer içinizi biraz gıcıklayıp, merakınızı celbettiyse…
Her türlü fikre açığım… Haydi bekliyorum.
11'04 Elif Ayşe Örencik
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Nisan 12, 2008 · Kategori: Bana dair
Yeni açtığım blogumdan sizlere seslenmeye yönelik çalışmalarımdan ilki...
Peki neler olacak bu alanda
Bunların dışında sizden gelecek her türlü gelişmeye açık olacağım..
Hepinize şimdiden teşekkürler
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!